KARIN GERME

İnsan vücudundaki genetik kodun yazılı olduğu DNA sarmallarının toplam uzunluğu 20 milyar kilometredir. Bu kadar karmaşık DNA yapısına sahip bireylerin (kadın veya erkek) farklı vücut yapısında olmaları gayet doğaldır. Bu genetik çeşitliliğe ilave olarak, hormonal değişiklikler, hamilelik, yeme alışkanlıklarına bağlı olarak vücuttaki kilo değişiklikleri ve yaşa bağlı olarak yağ dağılımında farklılıklar olur.

Karın bölgesinin en dikkat çeken problemleri; yağlanma, sarkma ve çatlak oluşması şeklinde özetlenebilir. Özellikle hamilelik sırasında karındaki gerilmeye alınan kilolar da ilave olunca deri altı bağ dokusundaki lifler yırtılır. Bu liflerdeki yırtılma çatlak oluşumuna neden olur ve maalesef geri dönüşsüzdür. Hamilelik sırasında karında oluşan bu gerginlik, karın duvarını oluşturan kaslar arasındaki bağların da gevşeme ve yırtılmasına yani fıtık oluşumuna sebep olabilir. Emzirme sırasında yeterince diyet ve egzersiz yapılamaması da yine kilo alımı ve göbek oluşmasıyla sonuçlanabilir. Zaten diyet ve/veya egzersiz yapılsa da yırtılmış olan lifler ve kas arası bağ dokularının tamamen iyileşmesi söz konusu değildir. Karın cildinin gergin ama yağlı olduğu durumlarda liposuction uygun bir tedavi yöntemi olmasına rağmen, karın derisi elastikiyetini kaybetmiş, sarkmışsa ya da doğuma bağlı çatlaklar fazlaysa karın germe yöntemi ile sarkmış, çatlamış, yani deforme olmuş derinin çıkarılması gerekir.

Karın germe (abdominoplasti) ameliyatı öncesi hastanın göbek deliği altı ve üstündeki yağ dokusu kalınlığı ve cilt elastikiyeti/sarkması, deride çatlak olup olmaması, karın kasları arasında ve/veya göbekte fıtık olup olmadığı, gövdenin diğer bölgelerindeki yağ fazlalıkları, diyabet, tansiyon, astım gibi ek sağlık problemleri, sigara kullanımı, kronik kabızlık ve karın içi organlarla ilgili diğer hastalıklar ve geçirilmiş ameliyatlar, kan sulandırıcı ilaç kullanımı, hastanın ileride doğum planlayıp planlamadığı gibi faktörler değerlendirilmelidir. Karın germe ameliyatı her yaşta yapılabilir ancak kişinin ideal kilosuna ulaşıp bunu muhafaza edebildikten sonra ameliyat olması cerrahi sonuçların daha yüz güldürücü olmasını sağlar. Sürekli kilo alıp veren bir hastada bu işlem yapıldığında öngörülemez ve geçici sonuçlar alınabilir.

Karın muayenesi sonrası göbek deliği üst kısmında ciddi problem yoksa, yağ fazlası ve sarkma sadece göbek deliği altındaysa, karın kasları arasında fıtıklaşma sadece göbek altındaysa mini karın germe yeterli olabilir. Mini Karın Germe işlemi sadece göbek deliği altında kalan bölgenin gerilmesidir. Yapılan kesi daha küçük olduğu için iyileşme daha hızlı olur ve göbek deliği çevresinde dikiş olmaz. Daha ciddi sarkmalar ve yaygın çatlaklar ancak tam karın germe ameliyatı ile düzeltilebilir. Hangi ameliyatın size daha uygun olduğuna muayene sonrası karar verilir. Her bireyin vücut yapısı farklı olduğu için daha estetik ve güzel sonuçlar almak adına karın germe ameliyatına ilave olarak liposuction yapılması gerekebilir. Yani karın germe ameliyatı liposuction, meme küçültme gibi başka ameliyatlarla kombine edilebilir.

Genel anestezi altında yapılan bu işlemde fazlalık deri, çatlaklar ve yağ kesilerek çıkarılır. Karın kasları arasına sıkılaştırma dikişleri konulur. Belde incelme sağlamak için ek dikişler de konulabilir. Göbek üstü seviyesinde bulunan sağlam deri aşağı doğru kaydırılıp göbek deliği sağlam cilt içinde bir delik açılarak eski yerinden tekrar çıkarılır. Tam karın germe işlemi 2-3 saat kadar sürer, ek işlemler ameliyat süresini uzatabilir. Karında sezaryen çizgisi hattında çamaşırınızın içinde kalan sezaryen izinden daha uzun bir iz olacaktır. Ameliyat bölgesinde kan birikimine engel olmak için 2 adet dren yerleştirilir ve ameliyat bitiminde korse giydirilir. Drenler genellikle 2-3 gün sonra çekilir. Drenler çekildikten 2 gün sonra duş alınabilir. Dikişlerin gerilmesine engel olmak için baş ve bacaklarınızın kıvrık olduğu bir pozisyonda 1-2 gece hastanede gözlem altında tutulursunuz. Ayağa kaldırıldığınızda da dikişleri germemek adına 1-2 hafta kadar bel ve dizler kıvrılarak yürümeniz, tam dik pozisyona gelmemeniz önerilir. Karın bölgesindeki dikişlere zarar verebileceği için kabız kalmamanız ve fazla öksürmemeniz tavsiye edilir. Hem ameliyat öncesi hem de sonrası dönemde 3-4 hafta kadar yara iyileşmesini ve solunumu kötü etkilediği için sigara içilmemesi gerekir. Ameliyat sonrası 1. haftada günlük aktivitelerinizi yapabilir hale gelirsiniz fakat işe dönme açısından çalışma şartlarınızın ağırlığına göre 2-4 haftalık bir istirahat dönemi iyi olur. Ameliyattan sonra 6 ay kadar ağır eşyalar kaldırıp ağır egzersizler yapmanız içeriye koyulan dikişlere zarar verebilir fakat normal spor faaliyetlerine 6-8 hafta sonra başlanabilir.

Ameliyattan sonra 1 yıl kadar hamile kalmamanız tavsiye edilir. Aslında yeni bir hamilelik planınız varsa, planladığınız bu yeni hamilelikte yeni deformasyonlar oluşacağını göz önüne alarak tedaviyi en son hamileliğinizden sonraya bırakmak daha doğrudur.

Doğumdan sonra karın germe ameliyatı olmak için de 1 yıl beklenmeli ve bu dönem boyunca ideal kiloya yaklaşabilmek için dikkatli bir egzersiz ve beslenme planı uygulanmalıdır.

Erken dönemde karşılaşılabilecek riskler her türlü cerrahi işlemde karşılaşılabilecek problemler olan kanama, enfeksiyon, yarada açılma şeklinde ve daha çok bu ameliyata özel gözlemlenebilecek olan yağ pıhtısı atması şeklinde özetlenebilir. Emboli riskini azaltmak için hastaya ameliyatta varis çorabı giydirilir, hastanın ameliyat sonrası olabilecek en erken dönemde mobilize edilmesi ve çeşitli pıhtı önleyici ilaçların kullanılması sağlanabilir.

Ameliyat sonrası geç dönemde kötü yara iyileşmesine bağlı belirgin izler oluşabilir. Bu izlere yönelik kremler, jeller kullanılabildiği gibi bazen ek cerrahi işlemler de gerekebilir. Sigara içen kişilerde ve yara iyileşmesini bozan sistemik hastalığı olanlarda (diyabet gibi) kötü yara iyileşme riski daha fazladır.