BURUN ESTETİĞİ

Yüzümüzün ortasında olması sebebiyle yüz hatlarını belirleyen ve dikkat çeken yapılardan biri de burundur. Burun, yüzümüzdeki çıkıntılı yapısı nedeniyle spor, kaza veya travma nedeniyle en çok kırılan organdır. Bu nedenlerle, burun estetik ameliyatı yani rinoplasti, en çok uygulanan estetik işlemlerin başında gelir. Solunum zorluğu yaratan eğrilikler veya tıkanıklıklar da rinoplasti sırasında septoplasti yapılarak düzeltilebilir.

Rinoplasti ameliyatı, yüz kemik gelişiminin tamamlandığı 17 yaş sonrası dönemde, ek hastalıklar da göz önünde bulundurularak, beklentileri gerçekçi ve mantıklı olan herkese yapılabilir. Eskiden uç kısmı çok kalkık, sırtı çok oyulmuş ve yapıldığı çok belli olan burunlar hedeflenirken günümüzde hedef yüzdeki diğer yapılarla denge halinde olan, yüze yakışan, yapıldığı çok belli olmayan ve nefes alırken zorlanmayan bir sonuç ortaya çıkarmaktır (estetik olduğu belli olsun isteyen hasta grubu dışında).

Her bireyin burnu kendisine özgü olduğu için burun ameliyatlarının da kişiye özel olarak planlanması ve gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, ameliyat öncesinde yapılan muayenede burnunuzla ilgili beğenmediğiniz ve değişmesini istediğiniz özellikleri doktorunuza ifade etmeniz önemlidir. Burun ameliyatı olmayı düşünen kişiler genellikle bu konu üzerine çok düşünmüş ve aynaya baktığında sadece burnunu görür hale gelmişlerdir. Başvurduğunuz plastik cerrah ise burnunuz ve yüzünüzün diğer yapılarını (çene, elmacık kemikleri, alın, kaşlar),  bunların genel uyumunu sadece burnunuza odaklanmadan analiz edebilir ve burun ameliyatına ilave yapılması gereken işlemlerle ilgili size bilgiler verebilir. Örneğin: elmacık kemikleri çökük olan bir kişide bu bölgelere dolgu yapılması, çene ucu çok geride olan bir kişide çene ucunun ilerletilmesi veya dolgu ile belirginleştirilmesi estetik sonucun daha iyi olmasını sağlayacaktır. Bu önerileri dikkate almadığınız takdirde burnunuz güzel olsa bile genel yüz ifadesi istediğiniz gibi sonuç vermeyecektir.

Rinoplastide, ana hatlarıyla açık ve kapalı teknik olarak adlandırılan iki tür cerrahi yöntem uygulanmaktadır. Ameliyat yapan cerrahın kişisel tercihinin ötesinde her iki tekniğin farklı avantajları ve dezavantajları vardır. Bu tekniklerden hangisinin uygulanacağına muayene sonrası karar verilir. Genel Anestezi altında uygulanan bu operasyonun süresi 1,0-2,5 saattir. Sadece burun ucundaki kıkırdaklara müdahale edilecekse lokal anestezi de tercih edilebilir. Ameliyat bitiminde gerekli görüldüğü takdirde (kendi adıma oran %20) burun deliklerine silikon tamponlar yerleştirilir. Bu tamponlar genellikle 3-5 gün sonra çekilir. Burun sırtına yerleştirilen alçı veya atel yaklaşık 9-10 gün sonra çıkarılır. Sadece burun ucuna müdahale edildiyse alçı konulması gerekmez, bantlar yeterli olur. Ameliyat sonrası hafif- orta düzey ağrı olur ve ağrı kontrolünde ağızdan alınan ağrı kesiciler yeterlidir. Rinoplasti sonrası kendinizi çok iyi hissediyorsanız aynı gün taburcu olabilirsiniz, fakat hastalar genellikle 1 gün hastanede kalırlar.

Ameliyat sonrası şişlik ve morluklar kişiden kişiye ve ameliyatın boyutuna göre değişebilir. Sigara içenlerde ameliyat sonrasındaki öksürük ve buna bağlı basınç artışı nedeniyle şişlikler ve morluklar daha fazla olabilir. Bu şişlik ve morlukları sınırlamak ve azaltmak için burun çevresi ve göz kapakları üzerine 2 gün boyunca aralıklı soğuk kompres uygulaması önerilir. Başın yüksekte durması da ödem oluşumunu sınırlamaya yardımcıdır. Burun ameliyatından sonra ilk günler ve haftalarda burun içindeki ödem ve kabuklar nedeniyle solunumunuz çok rahat olmayabilir. Bu dönemde bazı damla ve kremlerin kullanımı kabukları yumuşatıp temizlenmelerini kolaylaştırır.

Göz ve burun çevresindeki morluk ve şişlikler ana hatlarıyla 2-4 hafta sonra geçer, kişi kendisini tanımayanların ameliyat olduğunu fark etmeyeceği, toplum içine çıkabilecek duruma bu süre sonunda gelir. Hasta elbette ki bu süre boyunca yatak istirahatinde olmak zorunda değildir, ağır sporlar yapamasa da yürüyüş yapabilir. Ameliyattan 1 hafta sonra masa başı işleri gibi ağır olmayan çalışma koşullarına geri dönebilir. Şişliklerin zamanla inip burnun son halini alması 1 yıl sürer. Bu süre boyunca doktorunuz size çeşitli masajlar tavsiye edebilir.

Rinoplasti sonrasında da her ameliyatta olduğu gibi bazı istenmeyen durumlar söz konusu olabilir. Genel anesteziye bağlı riskler olabileceği gibi kanama, enfeksiyon veya yara iyileşme problemleri de olabilir. Özellikle açık teknikle yapılan işlemlerde daha çok olmak üzere rinoplasti sonrası burun bölgesinde birkaç ay süren uyuşukluk hissi olabilir. Ameliyattan sonra burun içi mukozasında kuruluk görülebilir. Bu durumla kış aylarında, nem oranı düşük bölgelerde veya havası kuru olan kaloriferli evlerde daha çok karşılaşılır. Burun içini nemlendiren spreyleri daha uzun süre kullanmak gerekebilir. Bazen koku alma duyusunda da kalıcı veya geçici değişiklikler olabilir. Bu sorun, burun septumunda işlem yapılan hastalarda daha sıktır. Burun ameliyatından sonra hastanın uzun iyileşme sürecinde (etraflarındaki insanların yorumlarıyla daha da moral bozucu olabilen) küçük şekil sorunları ortaya çıkabilir. Bu sorunlar bazen ameliyatsız (enjeksiyonlar ve masajlarla) çözülebilir. Ameliyatsız çözülemediyse, genellikle daha küçük boyutlu ikinci bir cerrahi işlemle düzeltilmeleri gerekebilir. Bu düşük bir olasılık (% 5-10) olmasına rağmen ameliyat öncesinde tahmin edilemez ve deneyimli cerrahların da karşılaştığı bir durumdur.

Operasyon sonrasında yaklaşık 2 ay gözlük kullanılmaması önerilir. Aynı şekilde 3-6 ay kadar şiddetli darbelerden korunma da şarttır.

Pek çok plastik cerrah sizin istediğiniz şeklin nasıl olduğuna, ameliyat öncesinde iki veya üç boyutlu fotoğraf çekimleri yapıp bilgisayar ortamında görüntünüz üzerinde oynamalar yaparak, size bunları gösterip konuşarak karar verir. Bu sadece fikir verici olabilir, bilgisayarda elde edilen son görüntünün aynısının ameliyathanede elde edileceğinin garantisini vermek mümkün değildir.